Hepatoloji

HEPATİT NEDİR?

Hepatit; karaciğer hücrelerinde inflamasyon (iltihaplanma) ile karakterize bir hastalıktır. Karaciğerdeki bu iltihaplanma tamamen iyileşebileceği gibi zamanla siroz veya karaciğer kanseri gibi tedavisi daha güç durumların ortaya çıkmasına neden olacak kadar ilerleyebilir.

Hepatit herhangi bir belirti olmaksızın ortaya çıkabileceği gibi sarılık, iştahsızlık, bulantı, kusma ve halsizlik gibi belirtilere de neden olabilir. Hepatit 6 aydan daha kısa sürerse akut; daha uzun sürerse kronik hepatit olarak isimlendirilir. Bu hastalığa dünya genelinde en fazla neden olan şey hepatit virüsleri adı verilen bir grup virüstür. Bununla birlikte toksinler (alkol, bazı ilaçlar, bazı kimyasal maddeler ve bitkiler gibi), diğer enfeksiyonlar ve otoimmün (bağışıklık sisteminin aşırı duyarlılığı sonucu ortaya çıkan) hastalıklar nedeniyle de meydana gelebilir.

AKUT ve KRONİK HEPATİT B HASTALIĞI NEDİR?

Hepatit B hastalığı, hepatit B virüsü (HBV) olarak bilinen bir virüsün neden olduğu karaciğer hastalığıdır ve akut veya kronik olabilir. Bulaşıcı bir hastalık olup hem ülkemizde hem de dünya genelinde çok önemli bir sağlık sorunudur. Aşılanma, hepatit B hastalığından korunmada çok etkilidir.

Hepatit B virüsü kişiye bulaştıktan ve karaciğerde iltihaplanma yaptıktan sonra akut enfeksiyon ortaya çıkar. Akut (yeni meydana gelen) hepatit B hastalığı sırasında hiç bir belirti olmayabileceği gibi bazı hastalarda ateş, halsizlik, karın ve eklem ağrısı, gözlerde ve ciltte sararma, bulantı, kusma ve iştahsızlık gibi belirtiler olabilir. Bağışıklık sistemi kuvvetli hastalarda hepatit B virüsüne karşı antikor adı verilen koruyucu maddeler oluşur ve hastalık tamamen iyileşir. Ancak bazı hastalarda bu koruyucu antikorlar gerekenden daha az yapılır. Bu hastalar ‘’taşıyıcı’’ (kendisi hasta olmayan ama hastalığı başkasına bulaştırma riski olan) olarak adlandırılır.

Hepatit B virüsüne karşı koruyucu olan antikorların hiç ortaya çıkmaması ve akut enfeksiyonun 6 aydan daha uzun sürmesi kronik hepatit B hastalığı olarak adlandırılır. Hastalığın kronikleşmesinde hastanın yaşı önemli bir faktördür. Akut enfeksiyondan sonra kronikleşme oranı bebeklerde %90 iken yetişkinlerde %5 civarındadır. Kronik enfeksiyon genellikle ömür boyu devam eder ve karaciğer yetmezliği, siroz veya karaciğer kanserine yol açabilir.

HEPATİT B HASTALIĞI NASIL BULAŞIR?

Hepatit B virüsü insandan insana kan, sperm, vajina sıvısı, tükürük veya diğer vücut sıvıları aracılığıyla bulaşır. Hepatit B enfeksiyonu olan bir anne doğum esnasında virüsü bebeğe bulaştırabilir. Hepatit B virüsü ile enfekte olan kişiyle cinsel ilişki, enfekte kişinin kanıyla temas etmiş enjektör, iğne, tıbbi malzeme, jilet, diş fırçası gibi maddelerin kullanımı sonucunda da bulaşma gerçekleşebilir. Hepatit B virüsü ortak gıda veya su tüketilmesi, emzirme, sarılma, tokalaşma, öksürme, aynı tuvaleti ve havuzu kullanma veya aynı oyuncak ile oynama, aynı araçta seyahat etmek gibi yollar ile bulaşmaz.

Sağlık personelleri, hemodiyaliz hastaları, iğne ile uyuşturucu madde kullanan bağımlılar, eşcinseller, birden fazla cinsel partneri olan kişiler, aynı ev içinde hepatit B hastası veya taşıyıcısı olanlar ve hepatit B hastalığı olan annelerden doğan bebekler hastalığın bulaşması açısından daha fazla risk altında olan kişilerdir.

HEPATİT B HASTALIĞI NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Akut hepatit B hastalığı için genellikle yatak istirahati, yeterli sıvı ve gıda alımı tavsiye edilir, özel bir tedavisi yoktur. Kronik hepatit B hastaları ise hastalığın ilerlemesi ve uygun tedavinin belirlenmesi açısından mutlaka doktor kontrolü altında olmalı ve takip edilmelidir.

Tüm kronik hepatit B hastalarında tedavi gerekli olamayabilir. Ancak yapılan kan testleri sonrası bazı önemli kan değerlerinde gözlenen değişiklikler, kanda virüs sayısının belli bir miktarı aşmış olması veya karaciğerden alınan biyopsinin sonucuna göre hastalara tedavi başlanabilir. Tedavinin temel amacı hepatit virüsünün çoğalmasını engellemek, virüsün karaciğer üzerindeki zararlı etkilerini azaltmak ve böylece siroz ve karaciğer kanseri gelişimi engellenmektir. Tedaviye başlamadan önce kan testleri ve biyopsi ile karaciğer fonksiyonları değerlendirilir, virüs miktarı tayin edilmeye çalışılır. Belirlenen kriterlere uygun olan kronik hepatit B hastalarının tedavisinde iki temel ilaç grubu vardır: İnterferon (iğne, enjeksiyon) ve lamivudin, adefovir, entekavir, tenofovir, ve telbivudin gibi ağızdan alınan antiviral tabletler. Kronik hepatit B hastalığının tedavisi uzun sürelidir ve bu süreçte hasta-hekim işbirliğinin sağlanması ve devam ettirilmesi çok önemlidir.

KRONİK HEPATİT C NEDİR?

Hepatit C virüsünün neden olduğu ve karaciğerde iltihaplanma ile seyreden bir hastalıktır. Hepatit B hastalığında olduğu gibi hepatit C hastalığı da akut veya kronik olabilir. Akut hepatit C enfeksiyonunun 6 aydan daha uzun sürmesi ile hastalık kronikleşmiş olur. Hepatit C hastalığının kronikleşme ihtimali yüksektir. Kronik hastalık genellikle ömür boyu devam eder. Günümüzde hepatit C virüsüne karşı kullanılabilecek bir aşı geliştirmek mümkün olmamıştır.

HEPATİT C VİRÜSÜ NASIL BULAŞIR?

Hepatit C virüsü esas olarak hepatit C hastalığı bulunan bir kişinin kanıyla temas sonucunda bulaşır. Kan ve kan ürünlerinin nakli, hemodiyaliz, cinsel ilişki, damar içi uyuşturucu kullanıcılarının ortak iğne/enjektör kullanması ve sağlık çalışanlarına kaza ile iğne batması bulaşmanın temel yollarını oluşturur. Hepatit C virüsü taşıyan anneden doğan bebekler de risk grubu içerisindedir.

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Hepatit C virüsü ile enfekte olan hastalarda yorgunluk, iştahsızlık, midede ağrı veya dolgunluk hissi ile sarılık gözlenebilir. Ancak hastaların çoğunda uzun yıllar boyunca herhangi bir belirti veya şikayet olmayabilir. Hastalarda herhangi bir belirti görülmese bile virüs karaciğerde hasar oluşturabilir ve hastalık başkalarına bulaşabilir.

Hastaların yaklaşık %25’i hepatit C virüsünden doğal yollarla kurtulur. Ancak birçok hasta virüsü uzun süre taşıyabilir ve uzun yıllar sonra siroz veya karaciğer kanseri ortaya çıkabilir.

KRONİK HEPATİT C HASTALIĞI NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Tedaviye başlamadan önce yapılacak kan testleri ve karaciğer biyopsisi ile hastalığın şiddeti, karaciğer fonksiyonları ve kandaki hepatit C virüsünün tipi ve miktarı belirlenir. Kandaki hepatit C virüs miktarı belirlenen değerlerin üzerinde artmış ise tedavi başlanır.

Kronik hepatit C tedavisi standarttır. Hastalar her gün vücut ağırlıklarına göre ağızdan alınan ribavirin ve haftada bir iğne olarak yapılan interferon kullanır. Hepatit C virüsünün tipi ve miktarına bağlı olarak tedavinin süresi 12-48 hafta arasında değişir. Bu süre içerisinde belli aralıklarla yapılan testlerin sonuçlarına göre hastanın tedaviye devam edip etmeyeceğine karar verilir. Tedavi süresinin bitiminden 6 ay sonra kanda hepatit C virüsünün bulunmaması durumunda hasta tedavi edilmiş demektir.